CERRAHİ

Genel tıbbın tüm dallarında olduğu gibi cerrahi çok özel bir disiplin ve koordinasyon gerektiren bir çalışma alanıdır. Diş hekimliğinde cerrahi çene kemikleri sert ve yumuşak dokularda (damak, dudak, diş kökleri bölgesindeki) çene kemiklerinde yapılan cerrahi çalışmalar olup damarlar ve sinirler ile iç içe olması açısından uzman hekimler ve yüksek disiplin içerisinde uygulanması gerekmektedir.
Çene cerrahisi uygulamaları aşağıdaki gibidir:

1.Çene kemiğine yapışık dişler ve diş köklerinin çıkarılması

cerrahi4

cerrahi1

2.Gömülü 20 yaş dişi çekimleri

cerrahi5cerrahi6

3.Diş köklerini ilgilendiren yada yumuşak doku kaynaklı diş eti ve kemik apseleri , kist ve tümörlerin çıkartılması

cerrahi7

4.Çene kemiklerine yerleştirilen implantların yerleştirilmesi

5.Başarılı olunamayan kanal tedavilerinde dişin kurtarılmasını amaçlayan diş kök ucu (Rezeksiyon) ameliyatlarının uygulanması

Yirmi Yaş Dişleri-Gömülü Diş Ameliyatları

Gömülü 20 yaş dişlerinin problem olmasının nedeni genetik olarak bu dişe ihtiyaç kalmaması ve gittikçe çenelerimizin küçülmesidir. Çenelerimiz küçüldükçe 20 yaş dişleri kendine yer bulmak için zorlanmakta ve dolayısıyla diğer dişler gibi çıkamamaktadır. Kendine yer bulamayan 20 yaş dişleri öndeki dişi ittirerek baskı yapmakta ve bu da çapraşıklığa neden olmaktadır. Ayrıca çok geride olmaları ve etraflarındaki diş etinin normal anatomik yapıda olmaması nedeniyle kolayca iltihaplanabilmektedirler.

Tam gömülü 20 yaş dişleri : Tam gömülü 20 yaş dişleri, sadece röntgen filmleri ile görülebilir.  Öndeki dişin köklerine dahi baskı yapabileceklerinden zarar verebilir ve çevrelerinde bir takım kistik oluşumlara neden olabilirler. Bu durumda mutlaka cerrahi olarak çıkarılmaları gerekir, periyodik olarak takip edilmeleri  gerekir

Tamamen çıkmış 20 yaş dişleri; genellikle sorun çıkarmazlar fakat çok geride oldukları için fırçalanmaları zordur. Bu nedenle ağız bakımı çok iyi olmayan hastalarda koruyucu bir önlem olarak çekilmeleri tavsiye edilir.

20. yaş dişi iltihabı veya absesinin belirtileri ;

– Ağrı ( kendiliğinden veya üstüne basınca )
– Şişlik ( ağız içerisinde veya yüzde )
– Kızarıklık – Çene altındaki lenf bezlerinin şişmesi
– Yutkunma zorluğu
– Ağzın kapatılamaması veya kapatınca 20 yaş dişi üzerindeki diş etinin ısırılması , baskı olması

Gömük 20 yaş dişi iltihabının tedavisi ;

Öncelikle antibiyotik tedavisi ile akut durumdaki iltihabın kronikleştirilmesi gerekir. ( Burada bulunan iltihap , antibiyotik kullanımı ile sadece kronikleşmektedir. Tamamen temizlenememektedir. Bu nedenle antibiyotik kullanımı sonrasında şikayetlerin geçmesine aldanarak dişin çekilmesinden vazgeçilmemelidir. ) Daha sonra cerrahi bir işlemle bu dişler çekilmelidir.

Alt ve üst çene kistleri

Kistleri basitçe içi sıvı dolu kese olarak tarif edebiliriz. Kistler içlerindeki sıvı birikimleri nedeniyle büyürler ve büyürlerken çevre dokuların yıkımına sebep olurlar. Kistler çok sinsi şekilde klinik olarak belirti vermeden büyüyebilirler. Ve sonunda hayati fonksyonları tehdit edebilirler. Çene içindeki kistlerde uzun süre klinik belirti vermeyebilirler. sonunda çok fazla doku kaybına sebep olabilirler. Çene kistleri diş kaynaklı (odontojenik) veya farklı doku kaynaklı (nonodontojenik) olabilirler. Kistler aynı zamanda kötü huylu tümörlerede dönüşebilmektedirler. Kistler kesinlikle zaman kaybetmeden cerrahi olarak çıkarılmalıdırlar.

İşlem nasıl uygulanıyor ?

Diş çekimi , çevre dokulara zarar vermeden , hassas bir şekilde gerçekleştirilir . Azı dişlerin çekiminde,  köklerin ayrılarak çekilmesi , kemiği gelecek  zararlı etkileri en aza indirger .Diş çekimi sonrasında , çekim boşluğu kürete edilerek enfeksiyonlu doku çıkartılır ve serum fizyolojikle yıkanır .Sentetik -insan kaynaklı veya sığır kaynaklı olan diş kemik tozları ( kemik grefti ) , çekim boşluğuna yerleştirilir . Kemik greftleri , yerleştirilmeden önce kanla veya serum fizyolojikle karıştırılır.Kemik greftlerinin üstü , membran denilen çok ince  zar örtü ile örtülür. Membranın görevi , çekim boşluğuna yerleştirilen kemik gerftlerinin bulunduğu bölgeye , diş eti hücrelerinin gelmesine engel olmak  , çekim boşluğuna sadece  kemik hücrelerinin girmesini sağlayarak , kemik oluşumunu sağlamaktır.Kemik tozları ve membran yerleştirildikten sonra , dişeti dokusu bir miktar esnetilerek , membranın üstü tamamen dişeti dokusu ile kapatılır . Dikişler yardımıyla da dişeti sabitlenir . İmplant yapabilmek için 3-6 ay  arası beklemek yeterlidir. 

Diş çekimi sonrasında , diş çekimi boşluğuna , kemik grefti ( diş kemik tozu ) tedavisi

Diş çekimi sonrasındaçene kemiğinde hızlıca erime meydana gelir .Diş çekimi sonrası kemikteki erime , ilk 3 aylık dönemde en üst seviyede , 6. aya kadar hızlı , 6 .ay sonrasında ise yavaşlayarak devam eder İmplant yapabilmek için yeterli kemiğe ihtiyacımız olduğunu , özellikle estetiğin önemli olduğu bölgelerde,1 mm’ lik kemiğin dahi çok önemli olduğunu farklı konu başlıklarında dile getirmiştik  İşte diş çekimi sonrasında , kemiğin erimemesi için , kemik tozları ve membran kullanılarak erimeyi en aza indiriyoruz..eimeyi en aza indirebiliyoruz .

İşlem nasıl uygulanıyor ?

Diş çekimi , çevre dokulara zarar vermeden , hassas bir şekilde gerçekleştirilir . Azı dişlerin çekiminde,  köklerin ayrılarak çekilmesi , kemiği gelecek  zararlı etkileri en aza indirger .Diş çekimi sonrasında , çekim boşluğu kürete edilerek enfeksiyonlu doku çıkartılır ve serum fizyolojikle yıkanır .Sentetik -insan kaynaklı veya sığır kaynaklı olan diş kemik tozları ( kemik grefti ) , çekim boşluğuna yerleştirilir . Kemik greftleri , yerleştirilmeden önce kanla veya serum fizyolojikle karıştırılır .Kemik greftlerinin üstü , membran denilen çok ince  zar örtü ile örtülür. Membranın görevi , çekim boşluğuna yerleştirilen kemik gerftlerinin bulunduğu bölgeye , diş eti hücrelerinin gelmesine engel olmak  , çekim boşluğuna sadece  kemik hücrelerinin girmesini sağlayarak , kemik oluşumunu sağlamaktır .

cerrahi2

Kemik tozları ve membran yerleştirildikten sonra , dişeti dokusu bir miktar esnetilerek , membranın üstü tamamen dişeti dokusu ile kapatılır Dikişler yardımıylada dişeti sabitlenir İmplant yapabilmek için 3-6 ay  arası beklemek yeterlidir.

Kök ucu rezeksiyonu

Apikal iltihaplı diş

Kök kanal tedavisinden sonra bir parodontitis apicalis (kök ucunun iltihabı) oluştuğunda, daha doğrusu doğru kök tedavisine rağmen daha önceden mevcut bulunan iltihap tekrar geri çekilmezse, kök ucu rezeksiyonu için endikasyon sık sık görülür. Genelde tekrarlanarak yapılan endodontik tedavi başarı sağlamaz. Diğer endikasyonlar aşağıda belirtilmiştir.

cerrahi3

Derin kök fraktürü;

Kök kanal enstrümanlarının derinden kırılması;

Yapıştırılan çapa yapılı dişlerde apikal iltihaplanma

 

İltihabın alınmasından ve kök dolgusundan sonra kök ucu

Apikal iltihap, organizmanın kök kanalındaki bakterilere karşı reaksiyonudur. Kök ucundaki kemik yerine özel bir iltihap dokusu kullanılır. Sıkı, kireçlenmiş, daha doğrusu tıkanmış kök kanallarında ve hassas dallanmış apikal kenar kanallarda kök kanalının hazırlanması zorlaşır veya mümküN olmaz. En ince kanal enstrümanları tarafından bile tedavi edilemeyen sorunlu bölgelerde bakteriler geride kalır.Mukoza kesitine ve ilgili kök ucu üzerinden kemiği serbest bulundurulmasından sonra kemik ve kök ucu aşındırılır ve iltihaplı doku alınır. Bundan sonra ise kök kanalı,düz olarak (yani kurondan itibaren) veya geri dönüşlüolarak (kök ucundan itibaren) uygun bir dolgu malzemesi ile bakterileri sızdırmayacak bir şekilde kapatılır.

SİNÜS LİFTİNG NEDİR?

Üst çene sağ ve sol büyük azı diş bölgelerimizde bulunan ve ,sesin yankılanması ,kafa ağırlığının azaltılması gibi görevleri bulunan hava boşluklarımız maxiller sinüslerimizdir.  ”Sinüzit olmuşum ” diye zaman zaman çevremizden işittiğimiz bu hava boşlukları içinde , özellikle grip, nezle gibi hastalık durumlarında,   ses dalgalarının yankılanmamasından ötürü de  sesimiz kalın ya da olduğundan daha tuhaf duyulur.Sinüslerimizin altlarında bulunan dişlerimiz çekildiğinde sinus tabanı zaman içerisinde çekim yapılan boşkuğa doğru sarkmakta ve bu bölgedeki kemik hacmini  azaltmaktadır . Kemik içerisine tam olarak gömmek istediğimiz implantlar içinse bu sığ hacim yetersiz kalmakta ve tedavinin başarısızlığı ön plana çıkmaktadır.Bu gibi durumlarda sinüs tabanının cerrahi olarak açılıp yükseltilmesi  işlemine sinüs lifting denir. Sinüs lifting işlemi lokal anestezi ile yaklaşık 15-20 dakika süren ağrısız acısız bir işlemdir.Yeterli kemik hacmi bulunan vakalarda aynı seansta implantta uygulanabilmekte ve bu işlem süreyi 4-5 dakika uzatmaktadır.

Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir,
bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.