ORTODONTİ (ÇAPRAŞIK DİŞLERİN DÜZELTİLMESİ)

 

ortodonti1

Alt çene geride veya üst çene önde ise ve çene ortopedisi yapılacaksa hastanın hızla büyüyeceği buluğ çağı beklenmelidir. Ya da çenenin konumuna yönelik bir cerrahi planlanıyorsa tedavinin içinde büyümenin bitmesi beklenmelidir.
Basit bir çapraşıklık sabit tellerle düzeltilecekse 12 yaşından itibaren genellikle uygun bir zamandır. Alt çenenin öne büyüme eğilimi varsa 6-7 yaş geçirilmemelidir….gibi pek çok kriter var bu konuda. Kendi kendine karar vermemesi gerekiyor kişinin. Günümüzde düzeltilmeyecek bir sorun kalmamıştır ve her yaşta dişleri düzeltmek mümkündür ancak bazı tedaviler belli yaşlarda daha çabuk ve olumlu yanıt verirler. Bunu kaçırmamak gerek aslında aşı takvimi gibi bir takvim verebiliriz ebeveynlerin eline. Hangi yaşta nelere dikkat etsinler…gibi
DOĞUMDAN BAŞLAYARAK ORTODONTİ TAKVİMi ?

DOĞUM:
Bebek doğduğunda mutlaka damağı kontrol edilmelidir. Emzirilen süt bebeğin burnundan geliyorsa sert veya yumuşak damakta bir yarık olabilir. Veya bu durumun daha belirgin olduğu dudak yarığı da bulunabilir bebekte. Ya da benzer bir sendromla doğmuş olabilir. Bu durumda ortodontistler bu bebeklere ilk müdahale eden kişilerdendir. Zira acilen bir beslenme plağı plağı yapılarak damaktaki yarık suni olarak kapatılır ve bebeğin anesteziyi ve ileri cerrahi işlemleri kaldırabileceği bir kilo ve yaşa gelmesi beklenir. Bu tür hastalarda dişlerde mutlaka düzensizlikler olabileceğinden ve bir dizi cerrahi işlem gerekeceğinden mutlaka kontrol altında olmaları gerekir.
0-5 YAŞ:
Bu dönemde çocukların belli aralıklarla süt dişleri sürmeye başlar. Dişler ilk sürdükleri andan itibaren diş fırçalama alışkanlığının edinilmesi gerekir. Biberonla uyumamalarını tercih ediyoruz çocukların. Çünkü dişlerde kalan süt, dişleri çürütüyor. Tabii ki fazla şeker de tüketilmemeli. Çürük/tükürük aktivite testleri ile çocuğun çürüğe olan eğilimi belirlenebilir ve bu konuda özen arttırılabilir. Çünkü bu dönemde süren dişler en az 6-8 yıl daha ağızda kalarak alttan sürecek olan daimi dişlerin yerini koruyacaklardır. Erken çürüyüp erken çekilmeleri düzensizliklere neden olacaktır. Mutlaka diş hekimine her yıl kontrole gidilerek süt dişlerinde bir sorun olup olmadığı takip edilmeli.
Geniz eti, bademcik, alerjik rinit gibi bazı sebeplerle çocuklar geceleri ağız açık uyuyabilirler veya gündüz de ağız açık konumda durabilirler. Bu durumun aşırı olup olmadığı kulak burun boğazcı tarafından saptanmalıdır. Burun kullanılmaması nedeniyle sürekli açık duran ağız damak darlığına ve uzun yüze neden olur. Çene yüz gelişiminin %60?a yakını bu dönemde tamamlandığı ve yüz kemiklerimizin de şekillenmesinin kaslarımızın fonksiyonlarından etkilendiği düşünülürse bu dönem şekillenmemiz açısından önem taşıyor.
En geç 4 yaşına dek süt dişlerinin hepsi sürmüş olmalıdır. (20 adet) Süt dişleri arasında küçük aralıklar olması normal, hatta istenen bir durumdur. Zira alttan gelecek daimi dişler daha geniş ve büyüktür. 5 yaşındaki bir çocuğu ilk ortodontik muayenesine de götürebilirsiniz. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken bir konu da artık parmak emme, dil itme, dudak emme, yalancı emzik gibi alışkanlıkların sürmesinin normal olmadığıdır. Öncelikle telkin, olmuyorsa alışkanlık kırıcı bir takım aygıtlarla bu kötü fonksiyonların önüne geçilmelidir.
6 YAŞ:Bu yaşta ilk daimi dişler sürer. Alt orta kesiciler düşerek yerini sürekli iki keser diş alır. Altta ve üstte süt dişlerinin en arkasından da her bir kadranda birer tane olmak üzere toplam 4 adet 6 yaş dişi sürer. Bu azı dişlerin birbirine doğru şekilde kilitlenmesi çok önemlidir. Erken süt azı çekimi olmuşsa üst altı yaş dişleri öne kayar ve diş arkını şimdiden küçültürler. Diş hekimi bu yaşta bu dişlerin birbiriyle ilişkisinden ileride oluşabilecek bozuklukları tahmin edebilir. Görünürde bir problem yokmuş gibi durduğu için çoğunlukla bu dönem ihmal edilir.
Diğer yandan 6 yaş dişleri ağızda en uzun kalacak dişler olduklarından çok iyi korunmaları gerekir genellikle süt dişi zannedildikleri için pek önemsenmezler ve ilk çürüyen dişlerimiz olurlar. Çürüğe eğilimli bir ağızda çukur yapısı derin dişler varsa ileriki yaşlarda çürümemeleri için bu derin çukurları kapatan fissür örtücü denen bir madde uygulanması gerekecektir.
7- YAŞ: Üst orta kesici dişlerin sürmeye başladığı dönemdir. Bu dişler sürerken dikkat edilecekler; dişler ısırma pozisyonunda iken üst dişlerin alt çenenin gerisinde kalıp kalmadığı, 1mm den daha aralıklı sürüp sürmediği, alt çenenin çok ilerisinde veya birbirinin üzerine binecek şekilde sürüp sürmediğidir. Bazen dişlerin biri önde biri arkada sürer. Erken temaslar nedeniyle çenelerin asimetrik bir şekilde kapatılıp kapatılmadığı kontrol edilmelidir. Alt çene açılıp kapanırken bir kayma olmamalıdır. Üst çenenin geride olduğu ya da alt çenenin ileride olduğu durumlar hele ailesel bir eğilim de varsa mutlaka en geç bu yaşta tedaviye alınmalıdır.
8 YAŞ: Üst yan kesicilerin sürme zamanıdır. Genelikle dikkatli ebeveynler telaşla çocuklarını bu dönemde bize getirirler. Çünkü üst çenede bir darlık söz konusu ise bu dişler ya sürecek yer bulamaz ya da darlık miktarına göre damak veya dudak tarafında sıkışmış olarak sürer. Üst çenenin hafifçe genişletilmesi ile problem tamamen çözülebilir. Alt kesici dişlerde de çapraşıklığın görülür hale geldiği bir dönemdir. Alt yan kesiciler normal olarak dil tarafında sürer ve zamanla dil itmesi ile öne hareket eder ancak alt çene darlığı da aşırı ise bu dönem alt çene genişletmesi yapılması açısından kaçırılmaması gereken bir dönemdir.zira 9-10 yaşından sonra yapılan alt genişletme kalıcı olmaz.
ortodonti39-10-11 YAŞ: Bu dönem yanak tarafındaki süt dişlerinin değişip yerlerini alttaki daimi dişlere bıraktığı dönemdir. Eğer bu yaşlardan önce erken süt dişi çekimi yapıldı ise komşu dişlerin bu boşluğa hareketiyle alttaki daimi dişin yeri işgal edilmiş olur. Bu durumda beklenen diş için yer açmak gerekebilir. Ya da yer kaybı olmamışsa boşluğun kapanmaması için bir yer tutucu yapmak gerekebilir.
Bu yaşta çokça görülen bir durum keser dişler aşırı fırlak sürmüşlerse çocuğun düşmesi sonucu kolayca kırılmalarıdır.
11-14 YAŞ: Büyüme atağının gerçekleştiği bu dönem alt çene geride ise ortopedik ilerletme için en uygun zamandır. Kızlarda daha erken (11-12) başlayan bu dönemin kaçırılmaması gerekir. Alt çenenin bu dönemde öne büyümesi stimüle edilemezse aşırı gerilikleri ileriki yaşlarda ancak ameliyatla düzeltebiliriz.
Diğer bir önemli konu da bu dönemde beklenen daimi dişlerle ilgilidir. Diş arkının en arkasından sürecek olan 12 yaş dişleri ve ağız köşelerini oluşturan köpek/kanin dişler ile beraber ağızda toplam 28 diş olmalıdır. Ancak diş eksiklikleri veya fazlalıkları olabilir. Bu durumda görünür bir problem oluşacaktır zaten. Eğer ağızda yer darlığı varsa köpek dişleri yukardan sürecek va aşağı inemeyeceklerdir. Aşağı inmeyi başarsalar bile ön bölgedeki dişlerin sıkışarak üstüste çıkmasına sebep olacaklardır. İşte en dikkatsiz velinin bile dikkatini çekecek bir görüntü oluşmuştur artık ve ortodontik tedavi kaçınılmazdır.
Maalesef darlık ve çapraşıklık aşırı ise çene genişletmesi yeterli olmaz ve sürmüş olan küçükazı dişlerinden birini çekmemiz ve çapraşıklığı bu bölgeye yaymamız gerekebilir. Sıklıkla yapılan çok büyük bir hata bu dönemde yukarda kalmış bu köpek dişlerinin çekilmesidir. Bu dişler ağızdaki kök boyu en uzun ve kuvvetli dişlerdir. Ağız köşelerindeki kemik desteğini de sağladıklarından stratejik önemleri bulunmaktadır. Velinin ısrarı ile çekilmeleri son derece yanlıştır.
Üst çene genişletmesi ve ilerletmesi gerekiyorsa bu dönemin kaçırılmamasında fayda var.
14-20 YAŞ: Büyüme hızının giderek azalacağı bir dönemdir. Bu dönemdeki tedaviler genellikle dişlerin üzerine yapışan tellerle yapılır. Eğer çenelerin konumlarını ilgilendiren bir ameliyat yapılacaksa hastamızın büyümesinin bittiğinden emin olduğumuz bu dönemin sonlarını beklemeliyiz.
20 yaş dişleri bu dönemde sürebilir. Günümüzde genellikle gömük kalıyorlar veya yer bulamadıkları için sürmeleri problemli oluyor. Takip edilmeleri gerekir.
Bu dönemin sonundaki yaşlarda genellikle artık tedavi şansı olmadığı düşünülür ki çok yanlış bir düşüncedir. Tedavi her yaşta mümkündür ancak farklı teknikler ve daha düşük kuvvetler kullanılmalıdır.
Bu takvimde kişiye özgü istisnalar olabilir ama bahsedilenlere dikkat edilirse pek çok sorun büyümeden ve kalıcı hale gelmeden halledilebilecektir.
TEDAVİYE İHTİYACINIZ OLUP OLMADIĞINI NASIL ANLAYABİLİRSİNİZ?
diş hekiminiz gerekli teşhisi yapabilir ve durumunuz gerektiriyorsa sizi bir uzmana yönlendirebilir. Ama hemen şu anda kendinizi test de edebilirsiniz, hatta çocuğunuza da ilk teşhisi koyan siz olun:
1-Dişlerinizde kolayca farkedilen bir çapraşıklık, alt veya üst çenenizde göze batan bir ilerilik, gerilik, eğrilik veya yüzün diğer kesimleri ile bir uyumsuzluk varsa,
2- Gülümsemenizde sizi rahatsız eden bir durum varsa: mesela gülerken dişetleriniz aşırı gözüküyor veya ağız kenarlarında karanlık boşluklar oluşuyorsa,
3- Çene ve diş ilişkileriniz yüzünden ısırma ve çiğneme problemi yaşıyorsanız,
4-Şiddetli ağız solunumu yapıyor, parmak emiyor, tırnak yiyorsanız veya geçmişte bunun gibi bazı uzun süren alışkanlıklarınız oldu ise,
5-Ağzınızı kapatmakta güçlük çekiyorsanız, dudaklarınız kapanışı sağlamaya yetmiyorsa,
6-Çene eklemlerinizden ses geliyor, çene kaslarınızda ağrı hissediyor veya çene kilitlenmeleri yaşıyorsanız, alt çeneniz sanki üst çenenizin içine hapsolmuşsa,
7-Dudak damak yarığı veya benzer bir sendromla doğmuşsanız,
8-Ailenizde ortodontik problem yaşamış veya dişlerini çok erken yaşta kaybetmiş bireyler varsa,
9-Ağzınızda en az bir eksik diş varsa ve diğer dişler o bölgeye doğru kaymaya başlamışsa,
10-Çapraşıklık sebebiyle dişlerinizi iyi temizleyemiyor ve bu nedenle dişeti problemleri yaşıyorsanız ya da dişlerinizi beyazlatma ihtiyacı duyuyorsanız,
11-Dişlerinizin arasında geniş boşluklar varsa,
12-Diş hekiminiz kaplamanızı veya dolgunuzu yaparken dişinizin pozisyonundan kaynaklanan bir zorluk yaşıyorsa,
13-Erken süt dişi çekimi yapılmışsa,
14-Dilinizi ön dişlerinizin arasına sokarak yutkunuyor ve konuşuyorsanız, arka dişlerinizi kapattığınızda kesici dişleriniz dikey yönde birbiri ile temas etmiyorsa,
bütün bunlar ortodontik tedaviye aday olabileceğinizin göstergesidir.

ORTODONTİ ALANINDAKİ EN YENİ GELİŞMELER NELERDİR?

ortodonti2

Ortodontik tedavi de tıbbın tüm alanlarında olduğu gibi seneler içinde teknolojideki gelişmelere paralel olarak gelişim gösteriyor. Halen dişlerin ön yüzeylerine yapışan tellerle dizilmekte olan dişler günümüzde alternatif tekniklerle de hizaya sokulabiliyor. Mesela dişlerin iç yüzeyine yapıştırılan teller veya yakından bakıldığında bile farkedilmeyen takılıp çıkarılabilen damaklar gibi…Bu iki yeni teknik ortodontide son yılların en gözde konularından ikisi.
Lingual teknik denen ve tedavinin, dişlerin dile bakan yüzüne yapıştırılan tellerle gerçekleştirilmesini sağlayan teknikte, hastanın ortodontik tedavi görmekte olduğu dışardan bakıldığında anlaşılmıyor. Çünkü teller dişlerin arka yüzeyine yapışık durumda. Bu tekniğin avantajları arasında yetişkinlerin tedavi esnasındaki estetik kaygılarını gidermesi, derin kapanış gibi bazı problemleri çabuk çözmesi, dişlerin ön yüzeyinde yapıştırmaya bağlı geçici mine aşınmalarının oluşmaması sayılabilir. Dezavantajları ise dilde belli bir süre rahatsızlık hissi, hastanın telleri temizleme güçlüğü, tedavi süresinin daha uzun olması ve pahalı olması olarak sıralanabilir
İnvisalign veya Orthoclear denen ve dişlere herhangi bir şey yapıştırılmayan teknikte ise hastadan alınan ölçüler üzerinde dişlerin son hali öngörülerek tedavinin her aşamasını içeren yaklaşık 30 adet şeffaf plak hazırlanır. Hasta her plağı 2 hafta taktıktan sonra 1-2 ayda bir ortodontistini görür ve sıradaki plağın takılması için onay alır. Bu tekniğin avantajları arasında da, plaklar şeffaf olduğu için tamamıyla estetik olması, dişlere yapışan herhangi bir madde olmadığı için dudak ve dilin rahatsızlık duymaması, ihtiyaç duyulduğunda çıkarılabilmesi, temizliğinin kolay olması ve yemek yerken çıkarılabildiği için tedavideki kişinin tellerini koparacağı endişesi ile gıdalarında seçici olmasına gerek kalmaması gibi özellikleri sayabiliriz. Dezavantaj olarak ise; dişlere uygulanan kuvvetin hastanın inisiyatifine bağlı olarak kesintiye uğratılabilmesi, ileri çene bozukluğu gibi her vakaya uygun olmaması ve pahalı olması sayılabilir.
Eğer ortodontik muayeneniz sonucunda her iki tekniğe de uygun olmayan bir kapanışınız olduğu tespit edilirse ne olacak? Dişlerinizi düzelttirememe gibi bir tehlike yok. Ortodontide çareler yaratıcılıkla doğru orantıda, sonsuz.
ortodonti4Estetik braketler tam size göre olabilir. Günümüzde erişkin hastaların en çok tercih ettiği yöntemlerden biri olan estetik braketlerle ortodontik tedavi klasik yöntemde olduğu gibi dişin ön yüzeyine yapıştırılan ve ancak size çok yakından bakanların görebileceği boyda ve dişin rengini alan özel yapıdaki bu tellerle yapılıyor. Hayalinizdeki inci gibi düzgün dişlere kavuşmanın artık yaşı da yok. Yeter ki ortodontik tedavinin değerini bilecek bilinçte olun. Çünkü hiç bir protez doğal dişlerinizin yerini tutamaz.
Metal braketler ise uzun yıllardır kullanımda. Çok değil 15-20 yıl öncesine dek dişi çepeçevre saran bir metal bant vasıtası ile ancak dişlere tutturulabilen bu braketler, teknolojinin diş hekimliğine büyük katkısı olan kompozit yapıştırıcılar sayesinde boyutları da iyice küçülerek dişlerin üzerine doğrudan yapıştırılıyor. Kopsa bile braket yapıştırmak son derece kolay ve kısa sürüyor. Çocuk yaştaki hastalarda çoğunlukla tercih ediliyor ve oldukça ekonomik.

Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir,
bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.